01 / ÖZGEÇMİŞ
Hayatı ve Sanatı
Durmuş Ali Sayıcı’dan
Âşık Ceyhani’ye.
BİR ÖMRÜN DURAKLARI
Hayatından izler
Çukurova’da başlayan hayat
Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı Gümürdülü köyünde doğdu.
- 12–13 yaşlarında
İlk dizeler
Yaşadıklarını şiire dökmeye başladı. Daha sonra Âşık Kara Mehmet’le kurduğu usta-çırak ilişkisi sanatını geliştirdi.
- 1989
Askerlik yılları
Acemi birliğini Isparta’nın Eğirdir ilçesinde, usta birliğini Ağrı’da komando olarak tamamladı.
Ailesi
Fatma Çetiner ile evlendi. Çocukları Büşra, Orkun ve Mehmet Oğuzhan ile bir aile kurdu.
- 2003
Sanatı üzerine bir çalışma
Hayatı ve şiirleri, Yegim Barut’un Çukurova Üniversitesindeki bitirme tezinin konusu oldu.
Yaşayan bir miras
Hayatını kaybetti. Şiirleri, türküleri ve oğlu Mehmet Oğuzhan’ın sürdürdüğü sanat geleneğiyle hatırası yaşatılıyor.

Asıl adı Durmuş Ali Sayıcı olan Âşık Ceyhani, 13 Ocak 1964’te Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı Gümürdülü köyünde dünyaya geldi.
Âşık Ceyhani, tarihinde hayatını kaybetti. Şiirleri, türküleri ve sevenlerinin hatıralarıyla anısı yaşatılmaktadır.
Türk milliyetçisi kimliği, hayatının ve düşünce dünyasının bir parçasıydı.
Ailesi ve öğrenim hayatı
Babası Mahmut Sayıcı, aslen Muğla’nın Dalaman ilçesinin Köyceğiz köyünde yaşayan Tekeli Yörüklerindendi. Dedesi Durmuş Ali, 1945’te Muğla Dalaman’dan göç ederek Adana-Ceyhan dolaylarına yerleşti.
Mahmut Sayıcı ve Cennet Hanım’ın on çocuğundan üçüncüsü ve ilk erkek evladı olan Âşık Ceyhani, ilkokulu doğduğu Gümürdülü köyünde; ortaokul ve liseyi ise nahiyeleri Sağkaya’da tamamladı.
1989’da Isparta Eğirdir Komando Okulunda acemi birliğini, Ağrı’da ise komando olarak usta birliğini tamamladı. Yüreğir’de Türk Telekom bünyesinde çalıştı. 30 Ekim 1992’de, Adana’nın Kozan ilçesinin Bucak-Çobanpınarı köyünden olan Fatma Çetiner ile evlendi. Bu evlilikten Büşra, Orkun ve Mehmet Oğuzhan adlı üçüz çocukları dünyaya geldi. (Barut 2003: 6–7)
Âşıklığa ilk adımlar
Âşıklığa 12–13 yaşlarında başladı. Çevresinde gördüğü ve yaşadığı olayları şiirleriyle dile getiriyor, o yıllarda yazdığı şiirlerde sosyal konulara da yer veriyordu. Yazdığı ilk şiirin yalnızca bir dörtlüğünü hatırlıyordu.
19 yaşlarında, bıçakla yaralamak suçundan on yıl ağır hapis cezası aldı; Ceyhan Açık Cezaevi Mercimek’te dört yıl hapis yattı. Bu dönemde ailesine, arkadaşlarına ve dostlarına duyduğu özlem; içinde büyüyen hasret ve hapishanede yaşadığı olaylar, âşıklığının gelişiminde etkili oldu. Hayat karşısında edindiği deneyimler sanatını şekillendirdi.
Hapisten çıktıktan sonra köyünün âşıklarından Kara Mehmet ile uzun süre usta-çırak ilişkisi kurdu. Şiirlerini daha ustaca yazmasında Âşık Kara Mehmet’in büyük yardımını gördü. (Barut 2003: 8)
Âşıklık geleneğini oğlu Mehmet Oğuzhan Sayıcı devam ettirmektedir.
Ustası ve gördüğü rüya
Âşık Ceyhani, gördüğü bir rüyadan sonra şiirlerinin Âşık Kara Mehmet’in şiirlerine benzediğini fark etti. Rüyasını şöyle anlattı:
“Bir gündüz vakti, üst tarafı orman, alt tarafı çimenlik olan bir bayırdan çıkan pınardan önce Kara Mehmet eğilerek su içer. Daha sonra pınardan avucuyla su alarak Aşık Ceyhani’ye içirir.”
Bu rüyadan sonra şiirleri, Kara Mehmet’in şiirlerine benzemeye başladı.
Ceyhani mahlası ve eserleri
İlk şiirlerinde Dertli mahlasını kullandı. Kara Mehmet, bu mahlası başka âşıkların da kullandığını söyleyince mahlasını değiştirmeye karar verdi. Ceyhanlı olduğu için ustası Âşık Kara Mehmet ona Ceyhani mahlasını verdi.
Saz çalmayı kendi kendine öğrendi. Söylediği türkülerin ezgileri kendisine aittir. (Barut 2003: 9) Şiirlerinde yalnızca 8’li ve 11’li hece ölçüsünü kullandı; 11’li hece ölçüsüyle yazdığı şiirler daha fazladır. (Barut 2003: 10)
Sanat anlayışı
Âşık Ceyhani, şiirlerinde ve türkülerinde aşkı, sevgiyi ve hüznü anlatırken toplumun yaşadığı sorunlara da ses verdi. Vatandaşın geçim sıkıntısını, ekonomik zorlukları ve ülkeyi yönetenlerin yanlışlarını eserlerine taşıdı. Halkın içinden bir ozan olarak gördüklerini ve yaşadıklarını dile getirdi; eleştirilerini sazıyla ve sözüyle ifade etti.
Akademik çalışmalarda Âşık Ceyhanî
Âşık Ceyhanî’nin hayatı ve şiirleri, Çukurova Üniversitesinde hazırlanan bir tez çalışmasına konu olmuştur. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (TEİS), kaynakçasında Yegim Barut’un 2003 tarihli Âşık Ceyhanî’nin Hayatı ve Şiirleri adlı çalışmasını, Çukurova Üniversitesinde hazırlanmış yayımlanmamış bir bitirme tezi olarak kaydeder. TEİS: Ceyhanî, Durmuş Ali Sayıcı — kaynak ve biyografi ↗
Özgeçmiş, ailesinin paylaştığı metinden düzenlenmiştir. Metindeki Barut (2003), s. 6–10 atıfları korunmuştur.
